Hastaya kan maddelerinin verilmesi

yazar:  Maria Yiallouros, erstellt am 2009/07/29, Yayın İzni:  Prof. Dr. med. Dr. h.c. Günter Henze, türk tercüman:  Sait Kont, Last modification:  2018/08/13

Kanserli hastalarda kemoterapi ve/veya radyoterapi uygulamaları sebebiyle kemik iliği zarar görmektedir. Bunun neticesinde alyuvar eksikliği (anemi) veya trombosit denilen kan parçacıklarının eksikliği (trombositopeni) oluşabilir. Bundan dolayı bazı hastalara eksik olan kan maddelerinin kan konservelerinden nakil yoluyla (transfüzyon) verilip dengelenmesi gerekebilir.

Eritrosit konsantrelerinin (Ek) transfüzyonu

Bir anemi genellikle kanımızdaki kırmızı renk madesi hemoglobin (kısaca: hb) yardımıyla tesbit edilir. Hemoglobin kırmızı kan hücrelerinde yer alır. Tedavi süresinde çocuklarda çoğu hallerde hb değerlerinde bir düşüklük görülür. Bunun anlamı, hemoglobin miktarının normal değerin altına düşmesidir.

Aynı zamanda anemi belirtileri görülürse, örneğin ciltte solukluk, yorgunluk, zayıflık, nefessizlik, verimsizlik, sırt ve baş ağrıları, eksik olan kırmızı kan maddelerinin hastaya eritrosit konsantrelerinin (kısaca: ek) transfüzyon yoluyla yani kan nakli yapılarak verilmesi gerekebilir. Bu suretle hastanın kan değerlerinde denge sağlanır ve hasta stabilize edilir.

Aşağıdaki tabela çocuk ve gençlerde yaşlarına göre normal hemoglobin değerlerini (hb değeri) ve hematokritdeğerlerini (hk değeri) göstermektedir. Emzirilen bebeklerde hb değerleri normal olarak 10 ile 16g/dl ve hk değerleri % 30 ile 49 arasındadır (bakınız tablo ).

Hemoglobin (HB) ve Hematokrit (Hk) için - normal değerler
Yaş
Hemoglobin (Hb) g/dl
Hematokrit (Hk) % olarak
1 yaş
10.7 - 13.1
33 - 40
2 – 6 yaş
10.8 - 14.3
34 - 41
7 – 12 yaş
11.3 - 14.9
37 - 43
13 – 17 yaş kız
12.0 - 16.0
36 - 44
13 – 17 yaş erkek
14.0 - 18.0
39 - 47
(kaynak: laborlexikon)
Kullanılan kaynağa göre hematokrit ve hemoglobin için verilen normal değerlerde ufak değişiklikler olabileceğine dikkat ediniz.

7-8 g/dl dolayındaki düşük hb değerleri genellikle tolere edilebilir. Ancak değerler daha da düşerse, genellikle eritrosit konsantresi nakledilmelidir. Ama: Transfüzyon yani nakil yapılması kararı birçok etkene bağlıdır. Her hastanın durumu değişiktir! Aynı hasta istasyonunda yatan diğer çocuklarla karşılaştırma pek bir şey getirmez.

Eritrosit konsantresi naklinden önce doktorunuz basit bir laboratuvar tekniğiyle (çapraz deneme) bağışçıdan alınan kanın, alıcının kan grubuna uyup uymadığı belirlenir (kan grubu).

Trombosit konsantrelerinin (Tk) transfüzyonu

Kan parçacıkları (trombosit) kan pıhtılaşmasından sorumludur. Trombositlerin sayısı çok düşerse (trombositopeni) kanama tehlikesi oluşur. Bir mikrolitre kanda kan parçacıklarının sayısı 150.000 miktarının altına düşerse, trombositopeni var demektir. (Bu duruma örneğin lösemi hastalarında sıkça rastlanır.)

Trombosit eksikliğinden dolayı kanama tehlikesinin bulunduğu, ciltte küçük nokta şeklinde cilt veya mukoza kanamalarıdır. Ancak bunlar trombosit miktarı bir mikrolitrede 30.000 miktarının altına düşerse görülür.

Trombosit miktarı bir mikrolitre kanda 20.000 miktarının altına düşerse, eksik trombositlerin trombosit konsantresi (tk) nakli yoluyla hastaya verilip dengelenmesi gerekir. Trombositlerde aşırı düşüklük sebebiyle ciddi kanamalar (örneğin mide ve barsak kanamaları, çilt kanamaları) görülürse, hastaya mutlaka kan nakli yapılmalıdır.

Trombosit transfüzyonu, sıkça hallerde önlem olarak da yapılmaktadır, örneğin trombosit miktarı bir mikrolitre kanda 10.000 miktarının altına düşerse, bu yola başvurulur.