Tümörliz sendromu: Böbreklerin hasardan korunması için işlemler

yazar:  Maria Yiallouros, erstellt am 2010/07/30, Yayın İzni:  Prof. Dr. med. Dr. h.c. Günter Henze, türk tercüman:  Sait Kont, Last modification:  2018/05/22

Özellikle lösemi ve lenfom hastalarında kemoterapi sebebiyle büyük miktarda tümör hücresi ölür ve parçalanır. Buna akut hücre parçalanma sendromu veya tümörlizis sendromu denir. Bu esnada hücre parçalanma maddeleri oluşur. Bu maddelerin bazı metabolizma yollarından daha da parçalanıp böbrekler üzerinden dışarı atılması gerekir.

Bu metabolizma yolları parçalanan büyük miktarda metabolik maddeler sebebiyle zorlanabilirler. Bu durum özellikle nihai madde olarak ürik asit oluşturan metabolizma yolu için geçerlidir. Bu ürik asit büyük miktarlara ulaşırsa (hiperürikemi), kristalleşebilir ve böbrek kılcal kanallarında yerleşebilir. Bu durum böbreklere ciddi bir şekilde zarar verir. Bunun neticesinde hayati tehlike arzeden böbrek yetmezliği durumu oluşur.

Bundan kaçınmak için hastaya genellikle başlangıç terapisinde infüzyon yoluyla büyük miktarda sıvı verilir (bu işleme sulama veya hidrasyon denir). İnfüzyon sıvısı, hastanın kanının asit derecesini değiştiren ve ürik asitinin kristalleşmesini önleyen bazı maddeler de içerir.

Ayrıca ürik asit oluşmasından sorumlu bir enzimi bloke den bir ilaç (Allopurinol) verilir. Öte yandan halen oluşmuş ürik asit Rasburicase ilacıyla suda çözülebilir hale getirilir. Bu ilaç özellikle burkitt lenfoma hastalarında ve büyük tümör kitlesi bulunan hastalarda kullanılır.